İskele Caddesi Kozacıoğlu Apartmanı No:4 Daire:5 Caddebostan
                                                        Telefon: 0216 380 32 29
                                                            GSM: 0539 551 19 23

Çocuklarda Uyku Problemi

Ağu 02, 2011

Çocuğunuzla sağlıklı büyümesi için doğduğu ilk günden itibaren verdiğiniz en büyük mücadelelerden biri de onu uyutmak. Çocuğunuzun uyku konusunda sizinle inatlaşmasını ortadan kaldırmak için neler yapılabileceğini gelin birlikte görelim:

Çocuğunuzun uyku düzenini kazanabilmesi için ilk kural bebeklik döneminden itibaren kendi yatağında yatması alışkanlığının kazandırılmasıdır. “ Uykuya geçmek istemiyor bu nedenle yanımıza alıyoruz.” , “ Gece ağlayarak uyanıyor ve yanımıza geliyor.” , “ Ben de uykusuz kalıyorum ve onunla birlikte yatmak çok güzel oluyor.” gibi birtakım gerekçelerle çocuk bireyselleşme sürecini tam olarak tamamlayamamakta ve uyku düzensizliklerine neden olmaktadır.
Çocuğunuzun sağlıklı bir şekilde uyku evresine geçebilmesi için gün içerisinde enerjisini boşaltabilecek aktiviteleri yapmış olması gerekir, bu nedenle onunla gün içerisinde hareketli oyunlar oynayın. Uykuya hazırlık ve uyku evresi hep aynı saatlerde olmalı ki çocuğunuz bunu bir disiplin haline getirsin ve biyolojik saati devreye girebilsin. Odası ne çok sıcak ne de çok soğuk olmamalıdır. Rahat edebileceği uyku 1

Kadında Anorgazmi – Orgazm Olamama

Ağu 02, 2011

Kadının hiç orgazm olamamasına ya da orgazm olabilme yeteneğini kaybettiği cinsel işlev bozukluğuna anorgazmi denmektedir. Yani kişi orgazm olmayı hiç öğrenmemiş olabildiği gibi bu yeteneğini zamanla da belli sebeplerden dolayı kaybedebilir. Kişinin hiç orgazm olmayı öğrenmemesi daha sık karşılaşılan bir durumdur. Daha sonra bu yeteneği kaybetmesi ise genellikle ağır depresyondan, evlilik içi yoğu çatışmalardan, kaldırılamayan ağır kayıplardan sonra görülmektedir.

 

Anorgazmi Çeşitleri

1. Rastgele Anorgazmi: kişinin zaman zaman orgazm yaşayabilmesidir.

2. Koital Anorgazmi: kişinin cinsel ilişki sırasında orgazm yaşayamazken mastürbasyon ile orgazm olabilmesidir.

3. Anorgazmi: kişinin hiçbir şekilde yani ne mastürbasyonla ne de normal cinsel ilişkide 1

Cinsel Terapist Kimdir

Tem 12, 2011

CİNSEL SAĞLIK ENSTİTÜSÜ DERNEĞİ
MESLEKİ BAŞLIKLAR SÖZLÜĞÜ

1. Seksolog/Cinsel Tıp Uzmanı*: Tıp doktoru olup, cinsel sağlık ve üreme sağlığı anatomi ve
fizyolojisi, gelişimsel cinsellik, cinsel kimlik oluşumu ve gelişimi, cinsel değerler ve davranışların gelişiminde sosyal yapıların ve kültürün rolü, cinsellik ve cinsel işlevlerle ilgili tıbbi faktörler, cinsellikle kişiler arası ve aile ilişkilerinin etkileşimi konularını da içeren temel ve ileri düzey lisans eğitimini tamamlamış, ileri düzeyde cinsel terapi bilgisine sahip ve cinsel işlev bozukluğunun tedavisinde cinsel terapi hizmeti sunmak için gerekli eğitimleri ve süpervizyonu almış, gerektiğinde cinsel terapinin yanında medikal tedavi de uygulayabilen kişidir. Seksolog cinsel işlevlerle ilgili bozukluklar, cinsel kimlik bozuklukları, cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve cinsel kötüye kullanım, vb. gibi sorunlarla ilgili olarak tedavi uygulayabilir. Bireysel terapilerin yanı sıra grup terapileri de düzenleyebilir.

1

Çocuklarda Yalan

Tem 12, 2011

Yalan bir hatayı gizlemek amacıyla gerçeğe uygun olmayan davranış girişimlerinde bulunmaktır. Bu girişim sözel yolla, jest yoluyla ya da susma yoluyla olabilir.

Sosyal bir davranış olan yalanın amacı; başkalarını aldatmaktır. Yalan bazen zararını gördüğümüz, bazen de kısa süreli bize faydası dokunan ama hepimizin karşılaştığı acı bir gerçektir. Yalan, insanlığın varoluşuyla başlayan ve devam eden bir gerçektir.

Dünyada ölümden başkası yalan” diyor Candan Erçetin, ve “yalan”ın da hayatımızda yer edindiği de kaçınılmaz “gerçek”! Yalan söylemek, artık hayatımızda yediğimiz yemek, içtiğimiz su, cinsel ihtiyaçlarımız kadar doğal ve hatta bu ihtiyaçlarımızla iç içe geçmiş durumdadır. Küçüğümüz büyüğümüz, yaşlımız, gencimiz hepimiz bir şekilde yalan söylüyoruz. Aslında hepimiz yalan söylememiz gerektiğini çok iyi biliyoruz. Yalanın zayıf karakterli insanların silahı olduğunun da farkındayız. Peki bunları bile bile bizler neden yalan söylemeye devam ediyoruz? Neden herkes yalan söylüyor, yalan söyleme hastalığı bizde nasıl yerleşiyor?

1

Evlilik Çift Terapisi

Tem 12, 2011

Eskiden evlilik sorunları olan çiftler çözebilmek için bu sorunlarını psikolog yada psikiyatristler yerine avukatları, din adamları, arkadaşlarıyla paylaşırlardı. Pek çok kadın kişisel sorunlarını ve evlilikteki cinsel sorunlarını jinekologları ile paylaşırdı.

 

Evliliğinde şiddetli sorunlar yaşayan eşlere yönelik uygulanan evlilik terapisi, iletişim, uzlaşma, problem çözme becerilerini geliştirme, benlik gelişimi, fiziksel ve duygusal yakınlığın artırılması, bireysel yaşam kalitesini ve evlilik kalitesinin gelişimini sağlamaya çalışır .

1

Kişilik Bozuklukları

Tem 11, 2011

Kişilik Bozuklukları ve kişinin sosyal ve iş yaşantısındaki işlevselliğini bozan, çok eskiden beri varolan, yayılgan, esnemeyen davranış örüntüleri ve içsel yaşantılar olarak görülürler. Hepsi değil ama bazıları duygusal rahatsızlıklara neden olabilir.

Kişilik bozukluklarının belirtileri, zaman zaman çeşitli derecelerde sahip olduğumuz özellikleri açıklamaya çok uygun olabilmelerine rağmen, gerçek bir kişilik bozukluğu çeşitli treytlerin aşırılıkları ile tanımlanır. Uzun yıllar boyunca geliştirdiğimiz kişilik, hayatın zorluklarını ele almanın oturmuş bir yolu, diğer insanlarla ilişki kurmanın belli bir tarzıdır.

1

Yetişkin Danışmanlık

Tem 11, 2011

Davranışlar, gözümüzün rengi gibi doğuştan gelen özellikler değildir! İçinde bulunduğumuz ortama ve karşımızdaki kişilerin tutumlarına göre davranışımızı seçme şansımız vardır. Biz İnsanlar, iç dünyamızda süre giden, ancak farkında olmadığımız çatışmaları top yekün dış dünyaya yansıtmaktayız.

Bireysel Psikolojik Danışma hizmetlerimiz ile bu sürecin daha sağlıklı ve verimli yapılandırılmasına katkıda bulunmaktayız.

  • Kendini Tanıma ve Kişisel Gelişim
  • Depresyon
  • Panik Atak
  • Obsesif Kompulsif Bozukluk (takıntılar)
  • Öfke Kontrol
  • Fobiler e Travmalar
  • Sosyal Fobi
  • Kişilik Bozuklukları
  • Stres ve Stresle Başa Çıkma
  • Hamilelik ve Lohusalık Depresyonu
  • Kişiler Arası İlişki Problemleri
  • Eş Seçimi
  • Anne-Baba-Çocuk Çatışması
  • İletişim Problemleri
  • Kaygı Bozuklukları
  • Yeme Bozuklukları

Bireysel Danışmanlığı

Tem 10, 2011

Sorunlarımızda Arkadaş mı Psikolog mu?

Psikoloji, ‘Davranışın ve zihinsel süreçlerin bilimsel olarak incelenmesidir.’ görüşünü yansıtır. Zaman zaman çevremizde arkadaşlarımız ya da ailemiz psikologların ilgilendiği konular hakkında kafa yormuştur, ama bu herkesin psikolog olduğu anlamına gelmez.

 

Psikoloji davranışın ve zihinsel süreçlerin bilimidir. Bu tanımdaki kilit sözcük bilimdir. Psikologlar bazı zamanlarda derdimizi açtığımız arkadaşlarımızdan farklı olarak psikolojik sorunlara yanıt ararken bilimsel yöntemi ele alırlar. Dikkatli ve sistemli gözlemlerle veri toplarlar; gözlemleri açıklayabilmek için kuramlar geliştirirler; kuramlara dayanarak yeni tahminlerde bulunurlar; ve sonra bu tahminlerin doğru olup olmadıklarını verilere dayanarak, sistemli bir şekilde sınarlar.

1