İskele Caddesi Kozacıoğlu Apartmanı No:4 Daire:5 Caddebostan
                                                        Telefon: 0216 380 32 29
                                                            GSM: 0539 551 19 23

MEVSİMSEL DEPRESYON

Kış Depresyonu, Mevsimsel Afektif Bozukluk ya da Mevsimsel Duygudurum Bozukluğu olarak da bilinen bu rahatsızlık her yıl sonbahar ve kış aylarında günlerin kısalmasıyla ortaya çıkan bir depresyon biçimidir. Genellikle ilkbahar ve yaz aylarında günlerin uzamaya başlamasıyla birlikte mevsimsel depresyonu olan hastaların şikayetlerinde iyileşme görülür. Ancak bazen ilkbahar ve yaz mevsiminde oluşan bir tipi de bulunmaktadır. Yazın son günlerinin yaşandığı bu dönemlerde bedenimiz ve ruhumuz kendini soğuyan havaya adapte etmeye çalışmakta zorlanabilir. Bu durum da sıklıkla depresyonu tetikler.

Yaz mevsiminde doğa canlılığı ifade eder. Hava uzun saatler aydınlıktır, güneş enerji verir, dışarıda geçirilen zamanlar daha fazladır, iş yaşamı ile okul yaşamı bir miktar askıya alınıp tatil, dinlenme ve eğlenme ön plana çıkar. Bütün bunları yaparken hissettiğiniz canlılık, heyecan ve enerji; havalar serinlemeye başladığında, işe ve okula dönüşle beraber azalmaya başlar. Doğa kendini dönüştürürken insanoğlunun da kendisini bu değişime adapte etmesi zorunlu hale gelir. Açık hava aktiviteleri azalır, tatil dönemi biter ve bu da sorumluluk inancınızın hatırlanmasına neden olur. Öğrenciyseniz yeni bir okul dönemi sizi beklemektedir. Yeni başlangıçlar, yeni dersler, yeni sorumluluklar.. Çalışıyorsanız yeni bir iş dönemiyle beraber, yeni görevler, yeni organizasyonlar, yeni planlamalar ve yine yeni sorumluluklar.. Tüm bunlara hazırlık aynen doğada kış mevsimine geçiş için yaşanan sonbaharda olduğu gibi bedenimiz ve ruhumuzda da yapılmalıdır. İşte bu hazırlıkları yapmayı atladığınızda ve diğer birçok etkenin bir araya geldiği durumlarda Mevsimsel Duygudurum Bozukluğu (MDB) dediğimiz Majör Depresif Bozukluk’un mevsimsel yapı gösteren alt tipi ile karşı karşıyasınızdır.

MDB, güneşin azaldığı ve “gri günlerin” başladığı dönemlerde, 18-30 yaş arasında ve erkeklere oranla kadınlarda daha sıklıkla görülür. Ailesinde veya yakın akrabalarında depresyon hikayesi bulunan kişilerde olma ihtimali yüksektir. Ayrıca kişisel biyolojik yapı, beyin kimyası, aile geçmişi, çevresel etkiler ve hayat tecrübesine bağlı olarak bazı belirli kişiler diğer depresif hastalıklara olduğu gibi mevsimsel depresyona da daha kolay yakalanabilirler. Bunun yanısıra klinik olarak depresyon veya bipolar bozukluğu olan kişilerde depresyon şikayetleri mevsimsel olarak daha da kötüleşebilir.

Eğer MDB’niz varsa günlerin kısaldığı sonbahar ve kış aylarında belirtileriniz artar, yaza geçişte yani ilkbahar ve yaz aylarında belirtileriniz kaybolur. Araştırma sonuçlarında Ekvator’dan uzaklaştıkça semptomlarının ve mevsimsel depresyonun arttığı gözlenmiştir.

ABD’de 10 milyondan fazla kişi her yıl bu rahatsızlıkla karşılaşmakta, Mevsimsel Depresyonun farklı kentlerde, farklı iklimlerde yaşayan milyonlarca insanı etkilediği görülmektedir.

Mevsimsel depresyonun belirtileri arasında mutsuzluk, ümitsizlik, isteksizlik, değersizlik hissi, uyku düzensizliği, enerjisizlik ve çabuk yorulma, iştah değişikliği (azalması veya artması), gerginlik, karamsarlık ve hatta ölme isteğinin yer almaktadır.

Mevsimsel depresyonun sebebi tam olarak bilinmemekle birlikte türlü hipotezler öne sürülmektedir:

Kalıtımsal faktörler; bir takım çalışmalar doğrultusunda kalıtımsal olabileceği ve ebeveynlerden birinde olması ile kişinin mevsimsel depresyon yaşama oranının yedide bir kadar çoğaldığı açıklanıyor.

Seratonin; kış ayları ile beraber vücuttaki seratonin üretimi azalıyor ve bu durum mevsimsel depresyona sebep olabiliyor.

Melatonin; Karanlık ortamlarda beyindeki epifiz bezi melatonin hormonu üretimini arttırmaktadır. Bu hormon ise kişilerde bitkinlik, yorgunluk, uyku hali ve fiziki hareketlerini yavaşlatan doğal sakinleştirici özelliğindedir. Güneş ışığının azalması melatonin üretimini artırarak kişilerde isteksizlik ve yorgunluğa sebep olur enerjileri düşer. Sonuç olarak da mevsimsel depresyon meydana çıkar.

Çökkünlük dönemindeki belirtileriniz:

• Günün çoğunluğunda çökkün ve bunaltılı ruh hali

• Genel isteksizlik, ilgilerde azalma, eskiden zevk aldığınız şeylerden zevk alamama

• Günlük aktivitelerinizde ilgi kaybı

• Enerji azlığı, çabuk yorulma

• Dikkati yoğunlaştırmada güçlük, dalgınlık

• Yetersizlik, değersizlik, suçluluk düşünceleri

• Daha çok uyuma ihtiyacı, uykunuzda artış

• İştahta artış, özellikle kilo alımına sebep olan karbonhidratlı yiyecekler tüketme

• Cinsel istekte azalma

• Ölüm ve intihar düşünceleri

 

İlkbahar ve yaz aylarında görülen mevsimsel depresyonda (yaz depresyonu) ise aşağıdaki bulgular görülebilir:

 

- Anksiyete,

- Uyku sorunları, insomnia (uykusuzluk),

- Asabilik,

- Ajitasyon,

- İştah kaybı,

- Kilo kaybı,

- Cinsel dürtüde artış.

Diğer depresyon biçimlerinde olduğu gibi mevsimsel depresyonun semptomları da hafif, orta ve ağır derecede veya aralarda bir yerde olabilir. Hafif semptomlar insanın günlük yaşantısını sürdürme becerilerini daha az etkilemesine rağmen ağır derecede olan semptomlar daha çok engeller. Ağır vakalarda mevsimsel depresyon madde bağımlılıklarına ve intihar düşüncelerine sebep olabilir.

Mevsimsel depresyonu diğer depresyon biçimlerinden ayıran farklılık semptomların (en az iki yıl arka arkaya) mevsim içinde yalnızca birkaç ay sürmesi, diğer mevsimlerde olmamasıdır.

Mevsimsel depresyon, depresyonun veya bipolar bozukluğun bir alt formu olarak nitelendirilmektedir. Detaylı bir inceleme ve değerlendirmeye rağmen bazen ruh sağlığı uzmanının için mevsimsel depresyonu anlaması zor olabilir çünkü depresyonun diğer formları ve diğer ruh hastalıkları da benzer bulguları gösterebilmektedir.

Mevsimsel depresyonu anlayabilmek için ruh sağlığı uzmanlarının büyük bir kısmı aşağıdaki kriterlerin bulunup bulunmadığına bakmaktadırlar:

- En az iki yıl arka arkaya, yılın aynı zamanında depresyon ve diğer bulgulara sahip olunması,

- Depresyon dönemlerinin ardından depresyon olmayan dönemlerin gelmesi,

- Ruh halinizdeki ve davranışlarınızdaki değişiklikleri açıklayacak başka bir neden olmaması.

Bu tip belirtileri kendinizde hissettiğinizde en kısa sürede bir psikolog/psikiyatra başvurmanız ve profesyonel yardım almanız sizi belirtilerin kronik hale gelmesinden kurtaracaktır.

MDB’nin sağaltımı diğer depresif bozuklukların tedavisine benzerdir:

Kendinize Yardım

• Hergün dışarı çıkmak için kendinize fırsat yaratın

• İç mekanlarda pencere kenarında oturmaya özen gösterin

• Düzenli fiziksel egzersiz ya da spor yapın

• Dengeli beslenmeye dikkat edin

• Fazla karbonhidrattan (tatlı, çikolata, şekerli yiyecekler vb.) kaçının

• Ev dekorasyonunuzu açık renklerden seçin

• Kış dönemi için sorumluluklarınızı planlayın

• Stresinizle başa çıkmayı öğrenin

• Gevşeme egzersizleri yapın

• Yakın akraba ve arkadaşlarınızla daha sık buluşma planı yapın

 

İlaç Tedavisi

Mevsimsel depresyonu olan bazı hastalar özellikle de semptomları ağır olanlar antidepresan ilaçlardan çok fayda görmektedirler. Antidepresan ilaçlar beyindeki, ruh halini ve enerjiyi düzenleyen serotonin ve diğer nörotransmitterlerin dengelerinin düzeltilmesine katkıda bulunmaktadırlar. Bu ilaçlar psikiyatristiniz tarafından yazılmalı ve izlenmelidir. Doktorunuz antidepresan tedavisine her seneki tipik şikayetleriniz ortaya çıkmadan başlamanızı ve semptomlarınız geçse de tedavinize bir süre daha devam etmenizi önerebilir. Unutmayınız ki antidepresan ilaçlardan tam fayda görebilmek için birkaç hafta geçmesi gerekebilir. Ayrıca buna ilaveten size en faydalı olabilecek ve en az yan etkisi olacak bir ilacı bulabilmek için değişik ilaçları denemeniz gerekebilir.

Psikoterapi

Kısa-süreli psikoterapiler bu tip durumlarda oldukça yararlıdır. Bilişsel-Davranışçı Terapi yaklaşımı düşünce ve inanç sisteminizi değiştirmenizde size yardımcı olacaktır. Böylelikle duygudurumunuz ve davranışlarınız da olumlu yönde değişim gösterecektir. Çocukluğunuzdan bu yana kendi benliğinize, dünyaya ve geleceğe bakışınızda olumsuz düşünce kalıpları geliştirmiş iseniz farklı bakış açıları ile alternatif düşünceler üretme yollarını öğrenmek işinize yarayacaktır.

Foto-terapi (Işıkla Terapi)

Ruh halinizi etkileyen hormon ve kimyasal seviyeleri üzerinde değişiklik yaratabileceğinden hareketle parlak ışığa maruz kalmanın çökkünlüğü azaltacağı değerlendirilir. Işıkla terapide parlak güneş ışığı verecek derecede tüm dalga boylarını içeren ışığın, kişinin bir metre uzağında günde 2-4 saat tutulması ve dakikada bir kez kişinin ışığa göz atması sağlanır. Güneşin az görüldüğü sonbahar ve kış aylarında ışıkla terapi 3-4 gün içinde belirtilerde azalma sağlar. Ancak bazı kişilerde başağrısı gibi yan etkileri olabilir.