İskele Caddesi Kozacıoğlu Apartmanı No:4 Daire:5 Caddebostan
                                                        Telefon: 0216 380 32 29
                                                            GSM: 0539 551 19 23

Fobi korkunun özel bir çeşididir.Standart bir psikolojik terimler sözlüğü onu ‘bazı belirli tipte nesnelere veya durumlara olan aşırı, neredeyse her zaman olan korku; geçerli sebepleri olmayan yada kişi tarafından mantıklı olarak kabul edilen sebepleri olmayan yada kişi tarafından mantıklı olarak kabul edilen sebepleri olmayan sürekli korku’ olarak tanımlanır. Fobileri anlamak için önemli bir ipuçu, fobik kişinin korktuğu nesne veya durumun fobik olmayanlar tarafından da korkulabilir olduğu bulgusudur.Bir korkuyu fobiye dönüştüren anahtar niteliklerden birisi, korkulan durumdaki risk miktarının ve o durumda olmaktan dolayı görülecek olan hasar seviyesinin büyütülmesidir.Fobik kişi duruma veya nesneye çok fazla tehlike yüklediği için, hem fobik olmayan bir kişiden çok daha fazla kaygı deneyimler, hemde söz konusu durumdan daha fazla kaçınma arzusu duyar. Çok yönlü fobisi olan kişi bütün korkulan durumlardan kaçınmakta zorlanabilir. En azından bazen gerçekçi olmayan korkulan durumlardan kaçınmakta zorlanabilir. En azından bazen , gerçekçi olmayan korkuları olduğu durumlarla karşılaşmak zorunda olduğu için , beklenen kaygıyı deneyimleyecektir. Korkuların çoğunun doğuştan olduğunu ve insan gelişiminin erken yıllarında koruyucu bir işlevi yerine getirdiğini varsayıyoruz. Örneğin yabancılara, alışılmadık durumlara ve yüksekliğe karşı olan korkuların genetik olarak belirlenmiş, psikolojik sistemin içine yerleştirildiklerine ve çocuğun gelişimi sırasında uygun zamanda ifade edildiklerine dair kanıt bulunmaktadır. Bu korkular ‘ bütün yabancılar tehlikelidir’ veya ‘ yüksek bir yerin kenarına yaklaşmak tehlikelidir’ gibi bir kurala dayalıdır. Kurallar oldukça mutlak ve oldukça kapsamladır. Fakat kuralların çocuk daha az mutlak bir sisteme göre iş görecek kadar oldunlaşıncaya kadar genel koruyucu işlevleri vardır. Olgunlaşmamış bir korkudan daha gerçekçi bir örüntüye geçerken gerekli olan bir unsur, ilksel bir kuralın oldukça mutlak ve oldukça genel olmasından dolayı korkunun çoğu zaman gerçekçi olmadığını , doğrudan yada dolaylı bir şekilde öğrenmekten oluşur.Olgunlaşma gelişimi, böylece belirli bir duruma veya aktiviteye yüklenmiş abartılan sonuçların merakla incelenmesinden ve yerlerine daha uygun bir kuralın konmasından ibarettir. Bir fobinin gelişimine özellikle sebep olan şey nedir? Önemli miktardaki kanıtlar yetişkinlerdeki fobilerin, ya genç kızın boğazına büyük bir parça etin tıkanması gibi travmatik bir deneyim, ya da kişinin bırakamadığı erken çocukluk dönemindeki korku üzerinde sabitlenme sonucu geliştiği fikrini desteklemektedir. Travmatik fobisi olan kişiler, genellikle fobinin başlangıç zamanını spesifik travmatik bir olay üzerinden tahmin edilebilir. Örneğin, biri köpek korkusunun başlangıcını bir köpek tarafından ısırıldığı bir zamana, yükseklik korkusununkini bir kattan diğer bir kata inen merdivenlerden düştüğü zamana, iğne korkusununkini ise şiddetli bir ilaç reaksiyonuna maruz kaldığı zamana kadar geri götürebilir. Sabitlenmeye uğrayan fobiler, çocuklukta yaygın olan, hastanın diğer yetişkinler gibi kurtulamadığı ilk yoğun korkuları içerir. Bu fobilerin ana niteliği kişinin korkulan olayla ilgili olgunlaşmasının, gelişiminin erken bir aşamasında durmuş veya ‘sabitlenmiş’ olmasıdır. İnsanların takılıp kaldığı nesne veya durumun türleri bir çeşit fiziksel hasar ölüm tehlikesi içerme eğilimindedir.Bu korkuların tipik örnekleri su, fırtına, doktor ve kan korkusudur. Bilimsel bir araştırmada belirli korku tiplerinin sıklığını belirlemek için yaşları beş ile oniki arasında değişen 398 çocuk ile görüşülmüştür. Sonuçlar korkuların yüzde 19.2 ‘ sinin hayaletler, cadılar, cesetler veya gizemli olaylar gibi olağanüstü etkenlere; yüzde 14.6′ sının karanlıkta veya garip bir yerde yalnız kalmaya yada kaybolmaya; yüzde 13.7 ‘ sinin ya diğer insanlar yada hayvanlar tarafından saldırıya uğramaya ve yüzde 12.8′ inin bedensel bir hasara , hastalığa, düşmeye, trafik kazalarına, cerrahi operasyonlara veya acıya karşı olduğunu gösterir.Çalışmalar, genel olarak, küçük çocukların korkularının çoğunlukla fiziksel zara ile ilgiliyken , daha büyük çocukların korkularının psikolojik hasar ile ilgili olduğunu göstermiştir. Çoğu çocuk aynı korkuları geçmişte bırakırken, bazı kişlerin niçin korkularında sabitlenip kaldığı hala tam olarak açıklığa kavuşmamıştır.Olasılıklardan biri, fobik kişilerin anne ve babalarının kaçınma davranışını gözlemleyerek korkulan nesneden veya durumdan kaçınmayı öğrenmeleri, bu kaçınma davranışının sonradan anne ve baba tarafında pekiştirilmesidir. Bir diğer açıklama, çocukluk korkusu etkinken, korkulan nesne veya durumla ilgili özellikle hoşa gitmeyen olayların gerçekleşmesi ve bunun ya anne baba tarafından yada kendi içinde pekiştirilen kaçınma davranışına yol açmasıdır.Çocuk korkuyu iyice öğrenmek zorunda kalmayabilir; çünkü korkulan durumdan başarılı bir şekilde kaçınmıştır. Her başarılı kaçınma ile birlikte, fobi daha derin bir şekilde sağlamlaşmış hale gelmiştir.Sonuçta, bazı fobilerin , türlerin evrimi süresince tehlikeli olan durumlara kaygı ile tepki vermek üzere bir kişinin genetik olarak ‘ hazırlanmış’ olduğu bir biyolojik temele sahip olma olasılığı vardır. Erken çocukluk döneminde başlayan ve yetişkinlik dönemindede devam eden fobiler daha çocukluk döneminde müdahale edilirse fobi haline gelmeden çözümlenebilmektedir. Korkular erken çocukluk döneminde bilişsel davranışçı terapi yöntemleri ile oldukça kısa sürede çözümlenebilmektedir.Sistematik duyarsızlaştırma ve yeniden sağlıklı bir bilişsel yapılandırma ile bu korkular ailenin desteğide alınarak fobi haline gelmeden müdahale edilebilmektedir.

Kaynakça:
Beck, A.T. 2006.Anksiyete bozuklukları ve fobiler,
Rachman,S.J. 1978. Fear and Courage Uzman

Psikolog Saadet Emişçi