İskele Caddesi Kozacıoğlu Apartmanı No:4 Daire:5 Caddebostan
                                                        Telefon: 0216 380 32 29
                                                            GSM: 0539 551 19 23

Özellikle erken çocukluk döneminde meydana gelen fiziksel ve cinsel istismar genellikle kişinin hayatını derinden etkiler, ancak yine de psikoterapiye karşı direnç gösterirler; çünkü deneyimin hatırlanması bilinçli bir farkındalık düzeyinde olmayabilir.

Özellikle iki durum  bu travmayı bilinç düzeyine çıkarabilir: 1) daha sonra oluşan tetikleyici bir unsur, travmatik bir olay;  2) ruhsal yapının terapi sürecinde güçlenmesiyle travmayı tolere edebilir hale gelmek.

Yaşama sınırlı açılardan bakan, sosyal ilişkilerini,iş hayatını ve hatta eğlence hayatını yönetmede inatçı bir yol izleyen, yerleşmiş kişilik problemleri olan bir kişi, varolan enerjisini yeterli derecede kullanmaya ve değerlendirmeye vakıf değildir. Acil bir işe yönelmesi gereken eneerji, arzu edilen amaca yönelmede kaygı ve depresyon ile bastırıldığı için sapmaya uğrar, engellenir veya gereksiz yere tüketilir.Böyle kişiler, hedeflerinin peşinden özgürce koşmazlar. Amaçsızaca oradan oraya savrulurlar, sürekli kaytarırlar yada orantısız bir stres pahasına ulaşmak istediklerine ulaşırlar.

Ruhsal yapı gelişimsel travma yaşayan bireylerde, spontane ve esnek bir enerji ortaya koyamaz: sanki yanında taşıdığı bir alet çantası vardır ve çantasındaki kapasiteyle yetinir; önüne cıkan her zorlu görev için mevcut olan bir eğe, kerpeten yada bir çekiç kullanıp durur.Bu yüzden ruhsal yapı bırakın olağan dışı stresin baskılarıyla başa çıkmayı basit bir durumun üstesinden gelebilecek bir ekipmana bile sahip değildir.

O halde gelişimsel travmalar nedeniyle ruhsal yapı anlamında zayıf biri travmanın güçlü etkisiyle karşılaşmak durumunda kaldığında ne olur? Travma, kişinin hayat hakkındaki düşünce ve duygularını katılaştırır; kişiler hayata karşı zırhlanırlar yada travmatik olayın hatırlanmasını tetikleyen unsurlardan kaçınırlar. Ya da travmatik olay, sürekli aklın huzurunu bozan, durmaksızın hatırlanan anılarla _ imgeler, sesler, kokular, tatlar, hisler, yinelenen düşünceler ve ezici duygularla tekrar tekra yaşanır. Bu risk alarak korkuyu yenmek ve sahte bir kontrol hissi kazanmak için daha çok kaçınan veya agresif davranışlara yol açar. Travmaya uğrayanların kaçınan, inkar eden, agresif ve riskli davranışları uyumsuz kişilik özelliklerini taklit edebilir. Korkunç kurban tavırları yada zorba ve kabadayı tavırları erken dönemlerde yerleşmiş kişilik örüntülerine benzeyebilir.

Gelişimsel travmaların kişilik yapısı üzerindeki yıkıcı etkileri psikoterapi ile ortadan kaldırılmalı ve kişiye zor durumlarla başedebilecek yeni beceriler kazandırılması gerekir. Terapi sürecinde önce kişi travmayı tolere edebilecek düzeyde güçlendirilir, sonra da travma imajinasyon, Emdr, hipnoz gibi tekniklerden faydalanılarak kontrollü bir şekilde farkındalık düzeyine çıkarılarak olumsuz etkileleri iyileştirilmeye çalışılır.